Şuan buradasın
Ana Sayfa > Editörden > YAŞAYAN TARİH; HAFSA SULTAN ŞİFAHANESİ

YAŞAYAN TARİH; HAFSA SULTAN ŞİFAHANESİ

Bu yaz tatilinde yolumuz Manisa’ya da düştü. Tabii gitmişken, oradaki tarihi ve güzellikleri görmeden dönmek olmazdı. Manisa’da yaşayan tanıdıklarımızın, bizi ilk olarak yönlendirdiği yer Hafsa Sultan Şifahanesi oldu.

Şifahaneye gittiğimizde ilk olarak dikkatimi girişteki kitabe çekti. Kitabeye bakınca, şifahanenin 1539 yılında tamamlandığını görüyoruz. Girişin ücretsiz olduğu müzede, Celal Bayar Üniversitesi’nden iki öğrenci görevli olarak bulunuyor.

İçeri girdiğimizde bizi avlu karşılıyor. Avluda ilk gördüğümüz şerbet taşıyan ve mesir macunu yapan bal mumu heykeller. Bu heykeller o kadar gerçekçi yapılmış ki, daha o anda kendinizi ortama kaptırıyorsunuz.

Avluda ufak bir havuz ve tüm avluyu çeviren odalar var. Bu odalarda, Osmanlı tıbbında ne varsa en iyi şekilde yansıtılmaya çalışılmış. Odalar, Tıp tarihi, talim dershanesi, tıbbi aletler ve tıp el yazmaları odası, dağlama, göz cerrahi katarakt ameliyatı odası, akıl ve ruh sağlığı terapi odası, mesir karma bölümü, muhabbet, meşveret odası, deva, ecza ve otacı odası şeklinde düzenlenmiş. Ayrıca avluda, değerli doktorların özgeçmişlerini sergilendiği tabloları da görüyoruz.

Farklı tedavi yöntemlerinin sergilendiği bu odaların ilkine girdiğimizde, yıllar öncesine ait kitapların orijinal ve kopya hallerini görüyoruz. Ayrıca bu odada, yıllar önce uygulanan tedavi yöntemlerinde, ameliyatlarda kullanılan araçlar sergileniyor. Uzmanlar bu araçları görünce yüzyıllar öncesinde kullanılmasına çok şaşırmış, o döneme göre çok iyi durumda olduklarını söylemişler.

Bir diğer odada, dağlama yöntemiyle yara tedavisi yapan doktor ve yerde sedirlerin üzerine uzanmış hastasını görüyoruz.  Bu yöntem yaraları kurutup mikropları öldürmeyi sağlıyor. Diğer bir köşede fıtık tedavisinde gerdirme yöntemi için kullanılan araç ve şifa tası denilen taslar var. Şifa taslarının içinde kutsal isimler, ayetler ve hadisler yer alıyor. Bu şekilde hastalar manevi olarak da şifa buluyor.

Üçüncü odaya girdiğimizde, gözünde ur olan bir hastanın tedavisini görüyoruz. Doktor, gözün üst tarafını çekerek, neşterle uru almaya çalışıyor. Benim en çok etkilendiğim oda da burası oldu. Tedavi, doktor ve hastası o kadar gerçekçi yansıtılmış ki, sanki gerçekten o dönemde ve o ortamdasınız. Geçmişe üç boyutlu seyahat gibi diyebiliriz.

Odanın bir diğer tarafındaki vitrinde kan almaya yarayan kupalar var. Bu kupalarla hacamat tedavisi yapılarak kan temizleniyor. Duvardaki bir tabloda Yanlış Diş Çekimi davası ve Rıza Senedi görüyoruz. Yani o dönemde de, şimdi olduğu gibi tedavi öncesinde karşılaşılabilecek her duruma önlem olarak hastanın rızası alınıyor.

Dördüncü ve yine çok ilgimi çeken odalardan biri akıl ve ruh sağlığı tedavisinin yapıldığı oda. Bu odada iki hasta ve onları musikiyle tedavi eden şifacılar var. 500 yıl önce terk edilen bu tedavi yöntemi artık modern tıp tarafından ilgi görüyor, musiki ve su sesinin gerçekten etkili bir tedavi yöntemi olduğu söyleniyor.

Son oda olan deva, ecza ve otacı odasında dönemin eczacılığın eski ve yeni halini görüyoruz. Dönemin modern eczacısı 1897 doğumlu Cemil Şener. Tıbbi araştırmalar üzerinde çalışan Cemil Şener, daha sonra bitkisel tedaviler üzerinde çalışıyor ve birçok hastalık için çareler buluyor.

Benim için tarihin kalıntılarıyla dolu Manisa yolculuğu, görebildiğime çok mutlu olduğum, tarihimizi daha çok merak ettiğim bir gezi oldu. Hafsa Sultan Şifahanesinde, tarihin bu kadar başarılı canlandırılması ve yansıtılması insanın içinde daha çok merak uyandırıyor. Sizde Osmanlıda hastalar nasıl tedavi edilirdi, yapılan tedavilerde nasıl yöntemler uygulanırdı merak ediyorsanız kesinlikle Hafsa Sultan Şifahanesine uğramalısınız.

Hakkında;

Hafsa Sultan Şifahanesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından kurulmuştur. Sultan Camii Külliyesi’nin bir parçasıdır. Ayşe Hafsa Sultan’ın ölümünden sonra Darüşşifayı, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. Darüşşifa, Kurtuluş Savaşına kadar hastane olarak kullanılmış, savaş sonrası çıkan yangınlarda hasar görmüştür.

Vakıflar Genel Müdürlüğü şifahaneyi, Tıp Tarihi ve Onkoloji müzesi yapılması için Celal Bayar Üniversitesi’ne tahsis etmiştir. Müzenin açılışı 2013 yılında yapılmıştır.

700 bin lira harcanan müze, Manisa ekonomisine 200 bin liralık katkı sağlamaktadır.

 

Haber-Foto: Tuğba Ekşi

Top